| AKVARYUM KİMYASI
Akvaryum suyunun hazırlanması
Şehir sularında bulunan klor ve
ağır metaller bitki ve balıklar için zehirlidir. Bu suyun ilk önce akvaryum
için uygun hale getirilmesi gerekir. Akvaryuma koymadan önce temiz ve zehirli
olmayan bir kapta bir hafta dinlendirmek ya da bir su filtresi veya hava
pompasıyla bir iki gün havalandırmak gerekir. Bundan sonra da suyun içinde
kalan kloru ve ağır metalleri nötralize etmek için bir su hazırlama preparatı
kullanmak yerinde olacaktır.
Bakır zehirlidir. Bu yüzden yeni
kurulmuş, henüz kireçlenmemiş bakır tesisatlardan gelen su, akvaryumlar
için uygun değildir. İçinde zehirli metaller bulunma olsılığı olduğu için
musluktan akan sıcak suyu da akvaryum için kullanmamalısınız. Sadece soğuk
su, o da bir süre akıtıldıktan sonra kullanılmalıdır.
Suyun kimyası
İçinde yaşadıkları suyun bileşimi,
diğer bir deyişle kimyası balık ve bitkiler için büyük önem taşır. Bazı
balık ve bitki türleri yaşamlarını sürdürebilmek için çok özel su şartları
(pH, GH, erimiş karbondioksit miktarı vs.) gerektirirler. Bunlar hassas
ve zor türlerdir. Örneğin bir Güney Amerika cüce çikliti olan apistogramma
agassizi ' nin uzun dönemde sağlıkla yaşayabilmesi için diğer şartların
yanındam akvaryum suyunun asitlik değerinin de 6 - 6,7 pH arası olması
gereklidir. Bazı türler ise çok geniş aralıklardaki su değerlerinde sağlıkla
yaşayabilir ve hatta çoğalabilirler. Bunlar, çoğu zaman doğada da mevsimlerle
bağlı olarak değişen su şartlarına göğüs germek zorunda olan dayanıklı
türlerdir.
Akvaryum bitki ve balıklarına gereksinim
duydukları su şartlarını sağlayabilmek, suyun kimyasından bir miktar anlamayı
gerektirir. Özellikle bilinmesi gerekenler, akvaryumculukta önem kazanmış
toplam sertlik (GH), kartbonat sertliği (KH), asitlik (pH) ve erimiş karbondioksit
(CO2) gibi değerlerin ilişkileridir:
Suyun asitlik derecesi
(pH)
Suyun toplam sertliği
(GH)
Suyun karbonat sertliği
(KH)
Karbonat sertliği (KH),
karbondioksit (CO2) ve asitlik (pH) ilişkisi
Sudaki erimiş oksijen (O2)
Suyun asitlik derecesi (pH)
Suyun pH derecesi, içinde çözülmüş
halde bulunan bütün asitik ve bazik maddelerden etkilenir. Suyun pH derecesiyle,
bütün bu maddelerin toplam etkisi ölçülmüş olur. Suda ne kadar çok asitik
madde varsa, pH değeri de o kadar düşer. Kimya dilinde belirtilecek olursa,
asitik su elektron almaya, bazik su ise vermeye eğilimlidir.
0 - 14 pH skalası
Suyun pH derecesi, sudaki hidrojen
(H+) iyonları konsantrasyonunun negatif logaritmasıyla (10-pH)
orantılıdır ve 0-14 aralığında bir skalayla ölçülür. Saf suyun hidrojen
iyonları (H+) konsantrasyonu, hidroksit (OH-) iyonları
konsantrasyonuna eşit, pH derecesi de nötr, yani 7'dir. Asitik özellikli
sularda (pH 0-7 aralığı) H+ iyonları OH- iyonlarından
daha fazla, bazik özellikli sularda ise (pH 7-14 aralığı) OH-
iyonları H+ iyonlarından daha fazla bulunur.Tatlı su akvaryumları
için genelde 5.5 - 8.5 pH aralığı önem taşır. Çoğu tatlı su kaynaklarının
pH derecesi de bu değerler arasındadır. Örneğin Afrika'daki Malawi
Gölü'nün çeşitli yerlerindeki pH değerleri 7.5-8.5 arasıyken (bazik), tropik
Amazon sularının çoğu yerinde pH 6.5'in altındadır (asitik).
Balık ve bitki türleri sağlıklı
yaşamak için belli pH değerleri gerektirirler
Suyun pH değeri akvaryumculukta
çok önem kazanmıştır. Her balık veya bitki türü, sağlıklı yaşayabilmek
için belli sınırlar içindeki pH değerlerini gerektirirler. Bazı türler,
6,5 - 8,5 gibi geniş bir pH aralığında sorunsuzca yaşamlarını sürdürürken
bazıları 5,5 - 6,5 aralığı gibi özel (asitik) su şartlarına gereksinim
duyarlar.
Sudaki hızlı pH değişimleri tehlikelidir!
Çoğu zaman, suyun mutlak pH derecesinden
çok, pH'ın dengede sabit tutulması önemlidir. Çünkü balıklar, bitkiler
ve mikroorganizmalar, ani pH değişimlerinden son derece olumsuz etkilenirler.
Suyun pH derecesinin dengede tutulmasında bikarbonat sertliği önemli rol
oynar. Genel olarak, suyun bikarbonat sertliği yükseldikçe pH da yükselir
ve daha kolay dengede tutulur. Örneğin bikarbonat sertliği arttıkça akvaryumdaki
karbondioksit miktarına bağlı günlük pH salınımları azalacaktır. Disk balığı
gibi düşük pH dereceleri (5,5-6,5) gerektiren balıkların bakımının zorluğu
da kısmen bu noktadan kaynaklanır. Bu pH değerlerinde suyun bikarbonat
sertliği de düşük olacağından pH'ı dengede tutmak zorlaşır.
Bir çoğu Amazon Nehri kökenli asitik
su gerektiren balıklar için turba (almanca torf, ingilizce peat) filtre
malzemesi kullanılması önerilir.
pH ve karbondioksit
Bir akvaryumda pH değerini etkileyen
en önemli madde karbondioksittir (CO2). Suda ne kadar çok karbondioksit
varsa pH da o kadar düşer. Gündüzleri bitkiler fotosentez sırasında karbondioksit
alır oksijen verirler. Bu yüzden de bitkili akvaryumlarda pH derecesi,
sabah ışık ilk açıldığında en düşük noktasındayken akşam ışığın kapanmasına
yakın en yüksek noktasına ulaşır.
Suyun toplam sertliği (GH)
Sudaki katyonlar ve GH
 |
Sertlik yapan tuzlar: Kalsiyum ve magnezyum tuzları
Suda çözünmüş türlü tuzlar arasında
kalsiyum ve magnezyum tuzları suyun toplam sertliğini oluştururlar. Suda
en çok bulunan sertlik yapıcı bileşikler genelde kalsiyum bikarbonat [Ca(HCO3)2]
ve kalsiyum sülfattır [CaSO4]. Kalsiyum ve magnezyum tuzlarının
çok bulunduğu sular sert, az oldukları sular ise yumuşak olarak nitelendirilir.
Sertliğin ölçüm birimi olan 1° GH litrede 10 mg kalsiyum veya magnezyum
oksite karşılık gelir. (Ca: Kalsiyum, Mg: Magnezyum, Na: Sodyum, P: Potasyum)
|
Geçici sertlik:
Kalsiyum bikarbonatın neden olduğu
sertliğe geçici sertlik de denir, çünkü suyu kaynatınca bu sertlik kaybolur.
Kalsiyum sülfatın yol açtığı sertlik ise kalıcı sertliktir. Böylece:
toplam serlik (dGH) = kalıcı sertlik
+ geçici sertlik
Akvaryumculukta su, sertlik derecesine
(GH) göre aşağıdaki gibi sınıflandırılır:
| 0° - 5° |
çok yumuşak |
| 5° - 10° |
yumuşak |
| 10° - 15° |
orta sert |
| 15° - 20° |
sert |
| 20° - + |
çok sert |
Suyun sertliği ve ozmotik basınç
Suyun sertliği, ozmotik basınçla
doğrudan ilişkilidir; dolayısıyla suda yaşayan her türli canlının hücresel
faaliyetini de doğrudan etkiler. Genel olarak akvaryum balıkları için uygun
sertlik derecesi 5° -15° GH arası değerlerdir. Bazı türlerin gerektirdiği
su şartları bu sınırların dışında kalır. Güney Amerika'da, Amazon nehir
sisteminde yaşayan bazı türler ancak çok yumuşak sularda sağlıkla yaşayabilirler.
Tanganika ve Malawi göllerinde yaşayan Afrika çiklitleri ise sert su gerektirirler.
Sert su yumuşatılabilir
Sert su, gerek duyulursa ozmoz suyu
karıştırılarak yumuşatılabilir. Ozmoz suyu, musluğa ters ozmoz (reverse
osmosis) aleti takılarak musluk suyunun yaklaşık %98 oranında saflaştırılmasıyla
elde edilir.
Suyun karbonat sertliği (KH)
Karbonat sertliği, sudaki bikarbonat
(HCO3-) iyonlarının konsantrasyonunun bir ölçüsüdür.
Karbonat sertliği, akvaryum balıkları için tehlikeli olan ani pH değişimlerine
karşı tampon görevi yapar; KH ne kadar yüksekse pH salınımları o kadar
az olur. Bir akvaryumda karbonat sertliği çok düşükse, balık, bitki, ve
bakteri faaliyeti sonucu artan veya eksilen karbondioksite bağlı olarak
pH salınımları çok yüksek olacak, bu da biyolojik dengeyi ve balıkların
sağlığını çok olumsuz etkileyecektir. Çok özel su şartları gerektiren balık
ve bitki türlerini bir yana bırakırsak, bir akvaryumdaki karbonat sertliğinin
3° -10° KH arası bir değer olması önerilir.
sudaki anyonlar ve KH
 |
Karbonat sertliği sudaki bikarbonat
(HCO3-) konsantrasyonunun bir ölçüsüdür.
Karbonat sertliği, sadece bikarbonat (HCO3-) iyonlarının
konsantrasyonuna bağlıdır ve kalsiyum bikarbonata [Ca(HCO3)2]
bağlı geçici sertlikle karıştırılmamalıdır. Karbonat sertliği, toplam sertlik
(GH) yaratmayan sodyum bikarbonat (NaHCO3) veya potasyum bikarbonat
(PHCO3) tuzlarının çözünmesiyle de oluşabilir. Genel eğilim,
toplam sertliğin (GH) karbonat sertliğinden (KH) yüksek olmasıyla birlikte,
bazı durumlarda (örneğin saf suda sodyum bikarbonat eritmiş olduğunuzu
düşünün) bunun tersi de görülebilir.
|
Karbonat
sertliği (KH), karbondioksit (CO2) ve asitlik (pH) ilişkisi
Normalde bir akvaryumda karbonat
sertliğini -aynı zamanda geçici sertliği de-oluşturan en önemli tuz, suda
kolaylıkla eriyen kalsiyum bikarbonattır [Ca(HCO3)2]. Kalsiyum
karbonatın (CaCO3) ise çözünürlüğü çok düşüktür. Kaynatılarak
suyun geçici sertliğinin nasıl giderildiğini aşağıdaki çift yönlü kimyasal
denklem aracılığıyla daha iyi açıklayabiliriz: Karbondioksit azalırsa, denge,
denklemin sağ tarafı lehinde bozulur ve kalsiyum bikarbonatın bir kısmı
kalsiyum karbonata dönüşerek çökelir. Kalan karbondioksit miktarına bağlı
olarak kalsiyum bikarbonat konsantrasyonunun daha düşük olduğu yeni bir
denge noktası oluşur.Tersine suya karbondioksit verdiğimizi düşünelim;
bu durumda denge, denklemin sol tarafı lehinde bozulur. Yani çökelti halinde
bulunan kalsiyum karbonatın bir kısmı kalsiyum bikarbonata dönüşerek suda
erir.
Gazların sudaki çözünürlükleri suyun
sıcaklığı arttıkça azalır. Su kaynatıldığı zaman içindeki erimiş karbondioksit
gazının hemen hepsi havaya uçar. Bunun sonucu olarak da kalsiyum bikarbonat
kalsiyum karbonata dönüşür ve çökelir. Çaydanlıklar da bu nedenle zamanla
kireçle, yani kalsiyum karbonatla kaplanırlar.
Bitkili bir akvaryumda karbondioksit
konsantrasyonunun 5 - 15 mg/litre olması optimaldir. 5 mg/litre'den azı
bitkiler için yetersizdir; 15 mg/litre'den fazlası ise balıklar için tehlikelidir.
Aşağıdaki tabelada sıcaklığı 25°
C olan bir akvaryumdaki bikarbonat sertliği (KH), pH ve karbondioksit ilişkisini
görebilirsiniz. Diğer sıcaklıklarda (22° - 28° C), bu değerlerden sapma
ihmal edilebilecek kadar azdır.
| KH |
CO2 konsantrasyonu (mg/litre) |
| 2 |
21 |
12 |
7 |
4 |
2 |
1 |
0,7 |
| 4 |
40 |
23 |
13 |
7 |
4 |
2 |
1,3 |
| 6 |
59 |
33 |
19 |
10 |
6 |
3 |
1,8 |
| 8 |
77 |
43 |
24 |
14 |
8 |
4 |
2,4 |
| 10 |
94 |
53 |
30 |
17 |
9 |
5 |
3,0 |
| 12 |
111 |
63 |
35 |
20 |
11 |
6 |
3,5 |
| 14 |
128 |
72 |
40 |
23 |
13 |
7 |
4,0 |
| pH |
6,50 |
6,75 |
7,00 |
7,25 |
7,50 |
7,75 |
8,00 |
Sudaki erimiş oksijen (02)
Akvaryumda oksijen, balık, bitki
ve aerobik bakteriler gibi oksijenle solunum yapan diğer canlılar için
yaşamsal önem taşır. Balıklar, solungaçlarıyla sudaki oksijeni alır, suya
karbondioksit verirler. Bitkiler ise gündüzleri fotosentez yaparken karbondioksiti
kullanır, yerine suya oksijen verirler. Suyun sıcaklığına bağlı olarak
erimiş oksijen konsantrasyonunun bir doyma noktası vardır. Su ne kadar
soğuksa oksijen kapasitesi o kadar yüksektir.
Akvaryuma oksijen yüzey hareketi
ya da bitkilerle kazandırılabilir. Yüzey hareketi, havadan difüzyon yoluyla
suya karışan oksijenin geçişini hızlandırır. Su filtreleri veya hava motorları,
yüzey hareketi yaratarak suyun oksijence zenginleşmesini sağlarlar. Çok
fazla yüzey hareketi, bitkilerin gereksinim duyduğu karbondioksitin havaya
uçmasına neden olurak bitkilerin sağlıklı gelişmesini engeller. Eskiden
çok kullanılan hava motorlarının bugün bitkili akvaryumlarda önerilmemesinin
nedeni de budur.
Çeşitli sıcaklıklarda doyma noktasındaki
oksijen miktarları:
| Sıcaklık (°C) |
O2 (mg)/litre |
| 10° |
11,3 |
| 15° |
10,1 |
| 20° |
9,1 |
| 25° |
8,3 |
| 30° |
7,6 |
Balıklar için en sağlıklı oksijen
kaynağı akvaryum bitkileridir. Bitkiler fotosentez sırasında açığa çıkardıkları
oksijenin çok azını solunumda kullanırlar. Balıkların oksijen sıkıntısı
çekmemeleri için akvaryum balıkça gereğinden kalabalık olmamalı, yeteri
kadar bitki ve bitkileri olumsuz etkilemeyecek kadar da yüzey hareketi
olmalıdır. Genelde sağlıklı ve bol bitkili akvaryumlarda oksijen sıkıntısı
çekilmez.
Yazan: Tunç Ali Kütükçüoğlu
|