2. Sayı, 2001
Akvaryum sitesi www.bilyap.com.tr
Diğer sayılar: 1-3-4
Kapak sayfasıEditörden
Bize katılınHayat kalitesi ve internetAkvaryum haberleri
Danimarka'dan akvaryum bitkileriAkvaryum ve Çevre
Endüstri yasasıÜrünler
Dinamik bitkilerMarkalı amfibiklerÜyelerimizden
Anket: Popüler bitkilerCanlılardan
GuramilerKırmızı makaslı karidesAkvaryum teorileri
Deniz akvaryumlarında filtrasyonAkvaryum bitkileri ve demirPüf noktası
Deniz akvaryumlarının kurulmasıArtemia üretiminde üçlü periyodÜç örnek Tanganika akvaryumuBunları biliyor muydunuz?
Öğrenmek üzerine
© Bilyap Aquaristic Her hakkı saklıdır.
|
| Ürünler |
Markalı amfibik akvaryum bitkileri
Orjinal yazı: Claus Christensen
Resimler: Tropica Aquarium Plants
Çeviren: Bilyap Aquaristic
|
Resim 1:
Tropica logolu polietilen folyelerin içinde
satılmaya hazır akvaryum bitkileri
Resim 2:
Tropica saksısındaki mineral yün substratın içinde
köklerin iyi geliştiği açıkça görülüyor.
Resim 3:
Binlerce akvaryum bitkisi, üretim havuzcuklarında
tohumdan yetiştiriliyor. Resimde çeşitli çimlenme aşamalarındaki
tohumlar içeren tohum havuzcukları.
|
Tropica Plant Book ile birlikte verdiğimiz
Tropische Aquarienpflanzen aus Dänemark adlı broşürden.
Akvaryum bitkilerinin çoğu amfibiktir
Kurbağa gibi suyun içinde ve dışında yaşayabilen canlılara amfibik denir.
On akvaryum bitkisinden dokuzu amfibik yaşam sürer, yani doğal biyotoplarında
suyun hem dışında (ama suya yakın) hem de içinde yaşayabilir.
Örneğin akvaristlerin yakından tanıdığı Cryptocoryne (kripto),
Echinodorus (amazon) ve Hygrophila (çınar ve diğer türleri) türleri hep amfibik bitkilerdir.
Kuraklık dönemlerinde nehir ve derelerin suyunun çekilmesiyle amfibik bitkiler,
suyun içinden nemli kıyılara, yani submers (su altında) yaşamdan emers
(su dışında) yaşama geçiş yaparlar. Kıyıda daha güçlü ışık ve nehrin taşıdığı
verimli alüvyon tortuları sayesinde zenginleşmiş bir taban toprağı bulan bitkiler
belirgin bir şekilde daha güçlü büyümeye başlarlar. Suyun dışında geçen bu kuraklık
dönemlerini bitkiler çiçek açmak ve tohum vermek için fırsat bilirler.
Aynı zamanda da yandan veya kökten yeni sürgünler vererek vegetatif
(çiçeksiz, eşeysiz üreme) yayılmalarına da devam ederler.
İşte ışığı ve besini bol buldukları bu dönemde bitkiler suyun
altındaki yaşam için gerekli olacak enerjiyi depolarlar.
Yağmurlar yeniden başladığında nehir ve derelerin su düzeyi birkaç saat içinde
metrelerce yükselir ve kıyıda yaşayan bitkiler, yeniden uzunca bir zaman için
suyun altında kalmaya hazırlanırlar. Evrimleri süresince amfibik bitkiler,
su üstünden (emers) su altı yaşamına (submers) geçiş yapma yeteneği kazanmışlardır.
Bu geçiş döneminde bitkiler, emers yaşarken depoladıkları enerjiyi
su altındaki farklı yaşam koşullarına (ışık, oksijen, karbondioksit,
besin vs.) göre uyarlanmış yeni yaprak, kök ve gövde yapısını geliştirmek
ve uyarlamak için kullanır. Örneğin suyun içinde büyüyen yapraklar
genellikle daha ince, yumuşak ve yayvandır. Suyun dışındaki taşıyıcı
niteliğine, suyun kaldırma kuvveti nedeniyle submers yaşamda daha az
gereksinim duyulan ana gövde, suyun içinde daha ince ve yumuşak olma eğilimindedir.
|
Resim 4:
Belirli bir büyüklüğe ulaşan genç fidanlar
içinde substrat olarak mineral yünü bulunan saksılara yerleştiriliyor (saksılama).
Resim 5:
Birçok Tropica çalışanı "saksılama" çalışmalarına katılıyor.
|
Doğa örnek alınıyor
Tropica'nın Aarhus'daki tropik su bahçelerinde, amfibik bitkilerin emers
yaşamdan submers yaşama geçiş yapabilme özelliği üretim tekniğinde kullanılmış.
Çok iyi tasarlanmış modern tekniklerle seralarda suni olarak tropik iklim
şartları yaratılmış. Güçlü ışıklandırmayla Danimarka'nın kısa süren kış
günleri uzatılmış. Havadaki nem oranı ve sıcaklık tropik iklim koşullarına göre ayarlanmış.
Tropica'da çalışan biyologlar, bitkilerin üretildiği sığ havuzları dolaşan
suni dereciklere pompalanmak üzere çok özel bir sıvı gübre geliştirmişler.
Havuzlarda sirküle ettirilen su elektronik cihazlarla sürekli olarak analiz
ediliyor ve eksilen besinler otomatik olarak tamamlanıyor.
Bitkiler, mineral yünü (mineral wool) denilen özel bir substratta yetiştiriliyor.
Mineral yününün, çakıl, toprak gibi klasik taban malzemelerine göre birçok avantajı var.
Mineral yününün, oksijenin ve besin maddelerinin köklere rahatça ulaşmasını
sağlayan gözenekli ve geçirgen bir yapısı var. Mineral yününde yetiştirilen
bitkilerin köklerinin çok sağlıklı olduğu ince ve beyaz oluşlarından anlaşılabilir.
|
Resim 6:
Üretim seralarında, havadaki karbondioksit oranından
besin miktarında ve ışıklandırma süresine kadar büyümeyi etkileyebilecek bütün faktörlerin
ölçülüp kontrol edilmesi gerekiyor. Danimarka'da kışın kısa süren zayıf
güneş ışığına mutlaka suni ışıklandırmayla destek verilmesi gerekiyor.
Resimde yetiştirilen bitkilerin bulunduğu bölümden bir görüntü.
|
Uzak doğudaki havuzlarda yetiştirilen bitkilerde görülen kalın ve mavimsi kökler,
bu bitkilerin balçık benzeri oksijensiz bir tabanda yetiştirildiğinin ve
yanlış gübrelerin kullanıldığının bir işaretidir. Bu tür bitkiler,
akvaryuma dikildiklerinde, önce uzun sürebilecek bir uyum sağlama
dönemini aşmak zorundadırlar. Tropica'da optimal şartlarda yetiştirilmiş
bitkilerin, doğadaki emers bitkiler gibi sağlıklı kökleri ve yedek besin
depoları vardır. Plastik saksıları, aynı zamanda, bitkileri
Tropica seralarından akvariste ulaşana kadar her türlü tehlikeden ve
hasardan koruyan bir transport kabı görevini yapar.
|
Resim 7:
Submers bölümde de bütün parametrelerin sürekli
kontrol edilmesi gerekiyor.
Resim 8:
Modern kargo salonunda bütün siparişler
paketlenip gönderime hazırlanıyor.
Resim 9:
Delik yuvalarına saksıların yerleştirildiği bitki tepsileri,
bant üzerinden gönderilerek postalanmak üzere bitkiler için hazırlanmış
karton kutulara yerleştiriliyor.
Resim 10:
Tropica'nın kurucusu ve sahibi Holger Windelow ziyaretçilerine
bitkilerinin kalitesini anlatıyor.
|
Bitkilerin akvaryuma dikilmesi
Bitki akvaryuma dikilmeden önce kök dikkatlice saksıdan çıkarılır
ve mineral yünü fazlalıklarından ayıklanır. Köklerin akvaryum tabanına
iyi dağıtılması önemlidir; bir araya toplanıp yumak olmuş kökler
kolaylıkla çürüyebilir. Kökler çok uzun veya sıksa, tabana daha
iyi yayılabilmeleri için keskin bir makasla biraz kısaltılabilirler.
Yeni ortama uyum sağlama süreci
Akvaryuma dikilir dikilmez bitkinin su altı (submers) yaşama uyum süreci başlar.
Emers yaşamda depolanmış olan enerji (besin deposu) bu geçiş sürecinde,
submers yaşama uygun yaprakların büyütülmesi için kullanılır.
Eski emers yapraklar zamanla çürüyüp düşmesi tamamen doğal bir gelişmedir.
Bazen su altında yetiştirilen bitkilerin akvaryumlar için daha uygun olduğu söylenir.
Bu hiçbir bilimsel veri tarafından desteklenmeyen bir hurafedir.
Gerçekte, submers yetiştirilen bitkiler, belirli su şartlarına göre
geliştikleri için yeni dikildikleri farklı su şartlarına sahip bir
akvaryuma uyum sağlayıp büyümekte önemli sorunlarla karşılaşırlar.
Suyun sertiği (GH ve KH), pH, iletkenlik, nitrat düzeyi ve
özellikle ışık, bitkinin su altındaki gelişimini etkileyen önemli
faktörlerdendir. Submers yetiştirilmiş bitkiler, yeni su
şartlarına uyum sağlamak için gerekli olan enerji deposuna
büyük bir ihtimalle sahip değildir. Emers yetiştirilen bitkiler ise,
doğada kuraklık ve yağmur dönemlerinde olduğu gibi,
önündeki yeni ve farklı su şartlarındaki submers yaşama,
dolayısıyla da akvaryumlara hazırlıklıdır.
Elodea, Cabomba, Vallisneria, Aponogeton türleri ve Barclaya longifolia gibi
bazı bitkiler vardır ki sadece submers yaşayabilirler. Bu tür bitkiler, doğal olarak
Tropica seralarında da yaklaşık 50 cm derinliğindeki havuzlarda su altında yetiştirilirler.
Marka logosuna dikkat!
Bitki beslenmesi ve üretimi alanındaki uzun yılların tecrübesi ve
araştırma-geliştirmeleri, Tropica'nın kaliteyi garantileyen bir marka olmasını
sağlamıştır. Bu kalite sayesinde, Tropica bitkilerinin akvaryuma uyum sağlama ve
sağlıklı büyüme şansı çok yüksektir. Saksıları ve ambalajıyla stilize edilen
Tropica bitkileri, saksılarındaki ve polietilen poşetlerindeki Tropica
logolarından kolayca tanınabilirler. Böylece kalite ve güvence arayan
akvaristler, gerçek Tropica bitkilerini daha düşük kaliteli, çoğunlukla
Uzak Doğu'dan ithal edilen benzerlerinden ve taklitlerinden kolayca
ayırtedebilirler. Tropica taklitleri, genellik olarak kötü şartlarda
yetiştirildiği için zayıf düşmüş ve akvaryum şartlarına uyum sağlamakta
çok zorlanan bitkilerdir.
("Tropische Aquarienpflanzen aus Dänemark",
AQUARIUM HEUTE, sayı: 4/86)
|
|