Akvaryum Magazini 3. Sayı, 2002
Akvaryum sitesi www.bilyap.com.tr
Diğer sayılar: 1-2-4
Kapak sayfasıEditörden
Çocuk ve akvaryumÇiklit davranışlarıAkvaryum haberleri
Akvaryum etiğiFanusta japonAkvaryum ve Çevre
Deniz akvaristi doğa katili midir?Ürünler
Bir Tanganika belgeseliÜyelerimizden
Anket: Evinizdeki kitaplarCanlılardan
Örnek akvaryumlar
Bürodaki melek akvaryumuAkvaryum teorileri
Nitrogen Removal in the Planted AquariumPüf noktası
Nitrite karşı tuzBunları biliyor muydunuz?
Dayanışma
© Bilyap Aquaristic Her hakkı saklıdır.
|
| Örnek akvaryumlar |
Bürodaki Melek Akvaryumu
Yazan: Bilyap Aquaristic
Fotoğraflar: Bilyap Aquaristic
|
| Bölümü olduğumuz ana firmamız Bilyap AŞ'nin
bürolarından birinde, üzerinde yer yer kireç lekeleri olan ucuz teneke
kapağı ve kabloları dışarılara taşmış paslı floresan düzeniyle son
derece bakımsız ve pespaye görünüşlü bir akvaryum vardı. Java moss'dan
başka bir bitkinin tutunamadığı bu 100 litrelik akvaryumda birkaç
Sayika ve Ateş Ağız çiklit yıllardır yaşar dururlardı - tabi buna
yaşamak denebilirse. Bir kere akvaryum bu çiklitlere çok dar geliyordu;
zavallılar günlerini saklandıkları daracık kovuklarda tedirgin bir
şekilde yem bekleyerek geçiriyorlardı. Yer darlığından, bakımsızlıktan
ve mutsuzluktan hiçbiri doğru dürüst gelişemeyip hepsi cüce kalmıştı.
Bürodaki Bilyap AŞ çalışanlarının "biz bu balıklara alışmıştık"
şeklindeki itirazlarına aldırmadan, işi akvaryumculuk olan bir bölümü
olan bir firma için yüz karası olan, hem estetik hem de balık yaşamı
açısından sakıncalı bu akvaryumu yürürlükten kaldırmaya ve yerine
içinde mutlu balıkların yüzdüğü bitkili güzel bir karma akvaryum
kurmaya karar verdik. Önce çiklitleri onlara iyi bakacağına
inandığımız, geniş akvaryumları olan tanıdık bir akvaryumcuya verdik.
Sonra pespaye akvaryumu kaldırıp yerine güzel bir melek akvaryumu
kurduk. Nasıl kurduğumuzu, kurduktan sonra da bakımını nasıl
yaptığımızı aşağıdaki yazımızda anlatmaya çalıştık. Ortaya çıkan bu
yazının özellikle akvaryum hobisine yeni başlayanlara yararlı
olacağını umuyoruz.
Kullandığımız malzemeler:
1 x 100x40x45 cm cam akvaryum (cam kalınlığı: 8mm)
1 x 100x40x70 cm ahşah akvaryum dolabı
1 x 100x40 cm plastik akvaryum kapağı (1x25W + 1x30W floresan armatürlü)
1 x 100x40 cm termik akvaryum altlığı
1 x 30W, 90 cm, soğuk beyaz floresan lambası
1 x 25W, 75 cm, grolüx floresan lambası
1 x 440 l/h, dış filtre (filtre hacmi 3 litre)
1 x Ön filtre
1 x 150W termostatlı ısıtıcı
1 x Zaman şalteri
20 litre (30 kg) akvaryum kumu (2-3 mm tane boylu)
3 x Mopani kökü (20-25 cm)
1 x Düz yüzeyli büyükçe kaya (20x12x10 cm)
6 x Küçük düz yüzeyli taş (3-5 cm)
1 x Termometre
Balıklar:
4 x Zebra melek (2 çift, Pterophyllum scalare)
4 x Ancistrus (Ancistrus sp.)
6 x Komando çöpçü (Corydoras paleatus)
8 x Neon Tetra (Paracheirodon innesi)
5 x Rasbora (Rasbora heteromorpha)
6 x Plati (Xiphophorus maculatus)
13 x Alman Lepistes (Poecilia reticulata)
Bitkiler:
1 kök Ludwigia glandulosa ("perennis")
2 kök Anubias barter var. barteri
2 kök Anubias barteri var. nana
2 kök Cryptocoryne wendtii brown
1 kök Cryptocoryne wendtii green
1 kök Cryptocoryne wendtii Tropica
2 kök Echinodorus Ozelot green
2 kök Echinodorus bleheri
1 kök Echinodorus quadricostatus magdelensis
3 kök Hygrophila polysperma
1 porsiyon Lemna minor
3 kök Limnophila sessiliflora (Ambulia)
4 adet Pistia stratiotes
3 kök Rotala rotundifolia
Akvaryum su değerleri:
Kurulduktan 2 hafta sonra yaptığımız test sonuçlarına göre:
Sıcaklık: 24 C'de sabit
pH: ~7.0
Sertlik GH: 5 dGH
Nitrit NO2: ~0,0 mg/lt
Nitrat NO3: < 10 mg/lt
|
Resim 1:
Akvaryumumuzun kurulduktan sonraki ilk resmi. Oldukça boş olan akvaryumda ilk balıklar: Bir çift melek, platiler, neonlar ve rasboralar
Resim 2:
Akvaryumun sağ köşeden içi. Büyükçe kaya, Cryptocoryne türleri, Limnophila ve tek kırmızı bitkimiz Ludwidgia glandulosa
Resim 3:
Resminin çekildiğini anlayan melek erkeği kendini bizden saklamıyor (!)
Resim 4:
Akvaryumdaki en büyük Ancistrus yan gözle bize bakıyor.
Resim 5:
Bir çift Melek yumurtlama hazırlığı içinde Echinodorus yapraklarından
birini temizliyor.
|
|
Kuruluş aşamaları:
Akvaryumu aşırı yosunlanmaması için güneş ışığını sadece
akşam saat 4-6 arası çaprazdan alan ve odanın her tarafından rahatça
görülebilecek bir duvar dibine yerleştirdik.
100x40x70cm ölçülerindeki demonte ahşah akvaryum dolabını
beğendiğimiz duvar dibinde kurduk. Dolabın üzerine önce termik akvaryum
altlığını yerleştirdik, onun üzerine de 100x40x45cm ölçülerindeki cam
cam akvaryumu koyduk. Akvaryuma yeni kum koymak
yerine, bozduğumuz çiklit akvaryumundaki biyolojik açıdan olgunlaşmış
eski kumu, kaba kirlerinden arındırmak için suda biraz çalkalayıp
kullanmaya karar verdik. Bu eski kum biyolojik arıtım bakterilerini
yeterince içerdiği için akvaryumda biyolojik dengenin kurulması için
balıkları koymadan önce haftalarca beklememize gerek kalmayacaktı.
Önce akvaryumun çıplak akvaryum tabanını hafifçe ıslatıp üzerine
1 litre kadar zengin demir içerikli kırmızı laterit toprağı döktük.
Lateritin kuruyup katılaşmasını bekledikten sonra akvaryumun sağ arka
köşesine dış filtrenin çabuk kirlenmesini önleyen ön filtreyi
yerleştirdik. Sonra da yaklaşık 5cm yüksekliğinde, önden arkaya doğru
yükselen bir eğim olacak şekilde, kumu tabana serdik. Akvaryumu
1/4'üne kadar bozduğumuz çiklit akvaryumunun suyuyla doldurduk,
üzerine yarıya kadar dolacak şekilde dinlenmiş taze su ekledik ve
arkadan başlayarak bitkileri dikmeye, taşları ve kökleri yerleştirmeye
başladık. Bitkiler, taşlar ve köklerle oluşturduğumuz dekorasyon
şöyleydi:
|
Resim 6:
Aralarındaki yakın mesafe disiplinini bozmadan bitkilerin arasında dolaşan bir grup Rasbora.
Resim 7:
Genellikle grup halinde dolaşmayı seven komando çöpçüyü bu sefer yanlız yakalamışız. Isıtılmayan oda sıcaklığındaki akvaryumlarda beslenebilen komando çöpçü sürekli yüksek sıcaklıktan hoşlanmaz.
|
|
Arka plan dekorasyonu:
Hyprophila polsperma ( sol + orta )
Rotala rotundifolia ( orta + sağ )
Limnophila sessiliflora ( sağ + orta )
Ludwigia glandulosa ( sağ )
Orta plan dekorasyonu:
Taşlar (büyük olan sağ yana yakın, küçükler Anubias türlerinin dibine)
Kökler (sol yan ve ortaya)
Cryptocoryne wendtii brown (sol köşede)
Cryptocoryne wendtii Tropica (ortada)
Echinodorus bleheri (sol köşede)
Echinodorus ozelot green (orta ve sağ köşede birer kök)
Anubias barteri var. barteri (sol ve sağ köşelede birer kök)
On plan dekorasyonu:
Cryptocoryne brown (sağ + sol)
Cryptocoryne green (sağ + sol)
Anubias barteri var. nana (sağ köşe küçük taşlarla beraber)
Echinodorus quad. magdelensis (ilk sol köşeye dikildi, sürgünler vererek
sağ, orta ve arka planlara doğru ilerliyor)
Yüzey:
Lemna minor ve Pistia stratiotes
|
Resim 8:
Orta plandaki Anubias barteri var. barteri yeni bir yaprak daha açıyor. Cryptocoryneler ışığı çok alabilmek için yapraklarını kuma yatıracakmış gibi açmış. Echinodorus q. magdelenensis yeni sürgünler vererek yoluna devam ediyor.
|
|
Bitkileri, irili ufaklı taşları ve mopani köklerini yukarıda
belirtilen düzende yerleştirdikten sonra akvaryumun kalan kısmını
önceden dinlendirilmiş ve karbon filtreden geçirilmiş suyla doldurduk.
Arkvaryumun sağ arka köşesine 150 Watt'lık ısıtıcıyı, sağ ön köşesine
de termometreyi yerleşirdik. Dış filtrenin hortum/musluk bağlantılarını
yaptıktan sonra filtre kovasına aşağıdan yukarıya doğru aşağıdaki
filtre malzemelerini yerleştirdik:
Seramik filtre borucukları (*)
Dış filtreye uygun filtre yastığı (lifi)
Biyolojik filtre malzemesi (substrat) (*)
Filtre elyafı
(*) bunlar bozduğumuz çiklit akvaryumunun filtre
malzemeleriydi; eski oldukları için en baştan bakteri kolonileri barındırıyorlardı.
Filtreyi akvaryum dolabına oturtuk; gerekli hortum/musluk
bağlantılarını yaptıktan sonra filtreyi ve ısıtıcıyı çalıştırmaya
başladık. Akvaryumun üzerini akvaryum dolabına uygun
100x40 cm ölçülerinde plastik akvaryum kapağı ile kapattık ve
ışıklarını açtık; böylece öğlen saat 12 gibi kurma aşaması tamamlanmıştı.
Akvaryuma koyduğumuz kum, kullanılmış eski kum olduğu için
akvaryumda bulanma çok azdı; filtrenin bir gecelik çalışmasından sonra
da bulanma tamamen geçti. Kum yeni olsaydı, biyolojik aktivitenin
başlamasıyla beraber bulanmanın geçmesi bir haftadan fazla sürebilirdi.
Gün boyunca akvaryumun sıcaklığını ve diğer olası aksaklıkları takip
ettik; artık suyun sıcaklığı 24C'de sabitti ve pH, KH, Nitrit gibi su
değerlerinde bir anormallik yoktu. Bunun üzerine akşam saatlerinde
akvaryuma ilk balıkları koymaya karar verdik. İlk balıklarımız:
2 x Zebra Melek (bir çift)
8 x Neon
5 x Rasbora
6 x Plati
Akvaryuma koyduğumuz balıkların hiç biri yavru değildi;
hatta bazı yetişkin platiler iyice semirmişlerdi. Hiçbiri
yeni alınmış değildi; hepsi de bizim kendi yetiştirdiğimiz
balıklardı. Benzer İstanbul suyu şartlarında yetişmiş olmaları
yeni akvaryumlarına alışmalarını çok kolaylaştırdı.
Gece boyunca balıkları izledik, akvaryum suyunun değerlerini
tekrar test ettik. Nitrat ve nitrit 0 mg/lt'ye çok yakındı; balıklarda
da hiç bir anormallik yoktu. Gece yarısına yakın bir saatte akvaryumun
ışığını kapatıp ertesi günü beklemeye başladık. Sabah baktığımızda
nispeten boş olan akvaryum içinde balıklar hallerinden memnun
yüzüyorlardı. Artık ilk yemleme zamanı gelmişti. Balıklarımızı pul
yemle besledik, su yüzeyine akvaryum suyunu arındırmada çok yararlı
olan su üstü bitkilerini (Lemna minor ve Pistia stratiotes)
yerleştirdik. 2. günün sonunda akvaryuma bir çift melek, ve 4 adet
yavru cüce vatoz (Ancistrus) daha ekledik. 4. günün sonunda 8 adet
yavru komando çöpçüsünü (Corydoras paleatus) ve 1,5 hafta sonra da 13
adet dişili erkekli Alman Lepistesleri akvaryuma ekledik. Son eklenen
lepisteslerle akvaryumun yaş ortalaması düştü; birkaç
tanesi dışında lepistesler gençti. Komando çöpçüler yeni aldığımız
balıklardı ama onlarda kayıp vermeden akvaryuma alıştılar.
|
|
Akvaryumun kurulmasının üzerinden iki hafta geçmişti artık.
Kurarken verdiğimiz uğraşılara değmişti; diğer Bilyap AŞ çalışanları
gibi biz de akvaryumu keyifle seyrediyorduk. Bitkiler gürleşmiş,
balıklar (özellikle lepistes ve platiler) kıvıl kıvıl geziniyorlardı.
Akvaryuma her yem atışımızda bütün balıklar ön tarafta toplanıyor,
yem kavgasına girişiyorlardı. Hareket ve iştah olumlu sağlık
alametleriydi. Biyolojisi oturmuş, seyri zevkli bir akvaryum olmuştu.
Bu güzelliğini koruyabilmek için aşağıdaki temizlik ve bakım
programını hazırlayıp aksatmadan uygulamaya başladık. Bakım ve
temizlik programını düzgünce bir dosya kağıdına yazdık ve ileride
yapılacakları unutmamak için kağıdı akvaryum dolabının
sağ kapağının iç tarafına yapıştırdık.
|
Resim 9:
Kurulumundan yaklaşık 3 hafta sonra çekildi.
Echinodorus ozelot sınır görevini sürdürüyor. Bir melek çifti sağ cama
çok yakın, diğer çiftin erkeği ise solda. Lepistes ve platiler geziniyorlar.
|
|
Temizlik va bakım programı:
Günlük:
Kaliteli pul ve granül yem ile sabah ve akşam olmak üzere günde 2 kere yemleme
1 çay kaşığı demirli sıvı gübrenin akvaryuma katılması
Haftalık:
Her Çarşamba ön cam ve yan camların yosunlarının silinmesi
Fazla çoğalan lemna minorler'in seyreltilmesi
15 günlük:
Uzayan bitkilerin budanması
Ön filtrenin temizlenmesi
1/8 oranında (20 litrelik bir kova) su değişimi.
Dinlendirilmiş taze suya balıkların mukoza zarını koruyan ve sudaki kloru gideren
iyi bir su hazırlayıcı katılıyor.
2 aylık:
Filtre malzemelerinin eski akvaryum suyunda temizlenmesi
6 aylık:
Floresan lambalarının yenilenmesi. Dikkat edilmesi gereken nokta,
lambaların aynı anda değiştirilmemesi, 1. ve 2. lambanın değişimi
arasında en az 2 hafta olmalı. Aksi halde, ışık şartlarının bir anda
radikal biçimde değişmesi nedeniyle bitkiler, özellikle de
Cryptocoryne türleri, hastalanabilir.
|
|
Akvaryum gün geçtikçe güzelleşti. Bitkiler iyi bir
biyolojik filtrasyonun yanında hergün az miktarda eklenen sıvı
gübrenin de yardımıyla gürleştikçe gürleşti. Akvaryum yüzeyini
kaplayan Lemna minorler eğer seyretilmezse ışığın tabana ulaşmasına
engel oluyorlardı. Budanmazlarsa sürgün vererek hızla çoğalan Hygrophila polysperma
ve Limnophila sessiliflora da alçak bitkilerin ışık almasına engeldi.
Hareketlerinden, görünüşlerinden ve iştahlarından anladığımız
kadarıyla balıkların rahatları yerindeydi.
|
Resim 10:
Echinodorus yapraklarının arasında dişi melek yumurtalarını Echinodorusun yaprağına yapıştırıyor. Erkek Melek ise dışarda dişiden işaret bekliyor
|
|
Bitkilerin durumu:
1-2 hafta sonra akvaryumdaki bitkiler de yavaş yavaş
gelişmeler başladı. Geride çok az
kalacak şekilde bütün lemna minorleri haftada bir seyreltiyorduk; yüzeyi
kapladıklarından akvaryumun az ışık almasına sebep oluyordu. Şimdi
sıra ilk bitkilerimizi budamaya gelmişti. İlk budanacaklar Limnophila
sessiliflora ve Rotala rotundifolia idi; iki hafta içinde çabucak
yayılıp diğer bitkilerin yakınlarında yeni sürgünler verdiklerinden
kısa boylu bitkilerin yeterince ışık almalarına engel oluyorlardı.
Bitkileri tepelerinin 15-20cm aşağısından keserek budadık. Aşağıda
kalan köklü gövdelerin çoğunu sökerek yerlerine kesilen 15-20cm'lik
taze parçaları (kesmeleri) diktik.
Rotala rotundifolia'nın en belirgin özelliği yüzeye yakın
gövdesindeki yapraklarının yeşilden kırmızıya doğru açılmasıydı;
bu da akvaryuma farklı bir renk katıyordu.
Sol ön köşeye diktiğimiz 1 kök Echinodorus quadricostus,
3-4 ay içinde kökten bir sürü sürgün verip yayılarak akvaryum tabanında
neredeyse gezilmedik yer bırakmadı. Floresan lambasının doğrudan
altındaki yerlerdeki sürgünler daha gür ve canlı yeşildi.
Cryptocoryneler uzunca bir süre sonra tek tük
yeni yaprak verebildiler fakat sonraları (5. ayın sonundan itibaren)
akvaryuma alışıp daha sık yeni sürgünler vermeye başladılar. .
Anubiaslar akvaryuma çok iyi alışmışlardı; her üç haftada bir yeni
bir yaprak çıkarıyorlardı.
Echinodorus bleheri dikildiği akvaryumdaki sol kenarı
çok sevmiş ve çarçabuk gürleşmişti. Geniş yüzeyli yapraklarının
yosunsuz olanları meleklerin yumurtalarını yapıştırmayı tercih
ettikleri yer olmuştu. Ayrıca çaprazdan gelen gün ışığının büyük
bölümünü tuttuğu ve akvaryumun içinin çok ışık almasına engel olduğu
için akvaryumun yosunlanmamasına fiziksel olarak katkıda
bulunuyordu.
1-2 ay içinde büyüyen güzel yaprakları ile Echinodorus ozelot
green'in akvaryumda bambaşka bir görevi vardı; melek balıkları
için sınır işareti olmak. Meleklerin bir çifti akvaryumun sağ
köşesini, diğeri de sol köşesini kendilerine bölge edinmişti.
Ozelot'un çizdiği sınırı ihlal eden melekler diğer melek çifti
tarafından kendi bölgelerine kovuluyordu.
Akvaryumumuzdaki tamamen kırmızı renkli tek bitki olan Ludwigia
glandulosa çok yavaş büyüyordu. Dikildikten yaklaşık 6 ay sonra üst
kımının 10cm aşağısından kesip kalan kısmının yakınına diktik.
Balıklar bitkilerin hiç birine zarar vermiyor aksine lepistes,
plati ve ancistruslar bitkilerin yapraklarındaki yosunları yiyerek
onların daha rahat fotosentez yapmalarını sağlıyorlardı.
Balıklar arası ilişkiler:
Yazının başında da dediğimiz gibi akvaryum tropikal karma melek
akvaryumu. Yetişkin lepisteslerle meleklerin dostluklarında bir
sorun yok; yanlız melekler akvaryumda yavru lepistes veya plati
bırakmıyorlar (arsız Platiler de yavrular üstündeki hakklarını
almaktan geri kalmıyor). İlginçtir, yavruların saklanmasına olanak
veren bütün bitkilere rağmen melekler akvaryumda yavru balık olduğunu
herhalde koku alma duyularının yardımıyla bir çeşit farkediyorlar.
Farkettikleri anda da içgüdüsel avcılık heyecanına kapılıp -bu heyecanı
açıkça gözleyebiliyorsunuz- ne yapıp edip yavruları bulup hüüp diye
ağızlarına çekerek yutuyorlar.
Melekler yem açısından hiç seçici değiller, kuru yemlerde sorun
çıkarmıyorlar. Bu iyi, çünkü akvaryuma hiç canlı yem atmıyoruz.
Akvaryuma ilk gün ilk melek çiftini, 2 gün sonra da diğer
çifti koymuştuk. İkinci çiftle birlikte melekler için akvaryumda bölge
edinme isteği de başladı. Akvaryuma diktiğimiz Echinodorus Ozelot
green akvaryumu optik olarak 2 bölgeye ayırmıştı; bu meleklerin işini
epeyce kolaylaştırdı. İki çift yemleme zamanları dışında bitkiyle
oluşturulan sınırı geçemiyordu; geçerse diğer çiftin kovalamasıyla
karşılaşıyordu ama bu kovalamaca hırpalamak için değil, yerini yurdunu
bil demek içindi. Sınırı geçen balık kendi bölgesine geri döndügü anda
kovalamaca bitiyor ve iş tatlıya bağlanıyordu.
|
|
Melek çiftleri ara sıra yumurtluyorlar. Soldaki çift için yumurtlama
yeri tek; Echinodorus bleherinin yaprakları. Sağdaki çift ise
yumurtalarını bazen ön filtrenin borusuna, bazen sol ortaya yakın
bulunan büyük taşa bazen de sağ yan cama yapıştırıyor. Melekler
akvaryuma konulduklarından itibarenki ilk beş ay içinde 6-7 kere
yumurtladılar fakat yumurtalar 1-2 saat içinde bozulup beyazlaşarak
ebeveyn melekler tarafından yendi. Bir keresinde yumurtaları görür
görmez akvaryum suyunu 1/3 oranında ozmozdan geçirilmiş su ile
değiştirdik fakat bu da yumurtaların beyazlamasına engel olmadı.
Sadece yavru almak için de melekleri ayırmayı düşünmedik; ek akvaryum,
filtrasyon vs. kurmadık. Amacımız üretmek değil.
|
Resim 11:
Sağ tarafı bölge edinen melek çiftinin dişisi
yumurtalarını Echinodorusun yaprağına yapıştırıyor
|
|
Neonların sayıları aldığımızdan itibarenki 6 ay içinde 8'den 4’e
indi. Birkaçında anormal karın şişliği gözledik fakat birkaçı da
hiçbir hastalık veya parazit belirtisi görülmediği halde öldü (başka bir
akvaryumumuzdan bu akvaryuma aktarılmışlardı, o akvaryumda da
sayıları zaman içinde birer birer azalıyordu). Yem olarak seçici
değiller; yanlız bunlar da pul yemi granül yeme tercih
ediyorlar. Gerçekten karma akvaryumlar için ideal, barışçı bir tür.
Diğer balıklara ne bulaşıyor, ne de onlardan bir tehlike görüyorlar.
Gayet uyumlu balıklar, akvaryuma fosforlu vücut yapılarıyla da renk
katıyorlar.
Platilerin iştahları yerinde; neredeyse diğer balıkların
ağzındaki yemleri de alacaklar. Bu türde arsızlık diz boyu; gün boyunca yosun
tükettikleri halde atılan yeme gösterdikleri ilgi balığın
günlerce aç bırakıldığını düşündürüyor. Dibe düşen yemlerde bile hak
isteyip Corydoras ve Ancistrusları rahatsız ediyorlar fakat büyük
Ancistruslar platileri yemlerine yaklaştırmıyor. Gün boyunca
akvaryumda kıvıl kıvıl dolaşıyorlar; erkekler dişilerin peşini
bırakmıyor fakat bugüne kadar platilerde bir yavruya rastlamadık.
Belki yavruladılar ama melekler ve kendileri (yani yamyamlık)
yavruları sağ bırakmıyor olabilir. Akvaryum ekosistemi için yararları
yok değil; lepisteslerle birlikte yaprak ve cam üzerindeki yosunları
yemeği seviyor gibi görünüyorlar.
Lepistesler karma akvaryumların çalışkan balıklarından. Yedikleri
yemlerden sonra bitkilere yönelip yosun tüketmeye başlıyorlar; tabi
bu arada erkekler dişilerin peşini bırakmıyor. Doğurganlıkları da
yerinde. Yeni doğan lepistes yavrularını akvaryumda sadece birkaç saat
görebiliyoruz; sonrasında ya meleklere, rasboraalara ya da platilere yem
oluyorlar. Akvaryumun her tarafında geziniyorlar; bu gezintilerin
seyredilmesi çok hoş.
Corydorasların (komando çöpçüler) ilk konulduklarında 2-3cm olan
boyları 6 ay içinde 4cm’ye kadar uzadı. Tabana düşen yem
artıklarını bulmada (özellikle granül yemleri) ve tüketmede oldukça
hızlılar. Tabanda yem yerken arasıra platiler tarafından rahatsız
ediliyorlar fakat bir kaç Corydoras bir arada yemlenirken platiler pek
onlara bulaşmıyor. Ancistruslarla ilişkilerinde bir sorun yok; genelde
ancistruslar köklerde ve yapraklarda olduklarından sadece yemlenme
veya yer değiştirme zamanlarında çöpçülerle karşılaşıyorlar. Bu
karşılaşma sırasında Ancistruslar Corydorasların üzerinen atlayıp
yoluna devam ediyor.
Akvaryuma ilk konulduklarında 2-3cm boylarında olan Ancistruslardan
biri diğerlerine fark atarak 5-6cm boya ulaştı. Diğer
Ancistruslarda 6 ay içinde 4-5 cm oldular. Yosun yeme konusunda
oldukça çalışkanlar. Yanlız yapraklardaki kıl gibi olan yeşil yosunları
yerken kahverengi sakal yosunlarını yemediklerini farkettik. Normalde
birkaç haftada yosun tutan mopani kökleri parlatılmış mobilyalar gibi
tertemiz. Büyük taşın da yosun tutmasına izin vermiyorlar; lepistes ve
platilerle birlikte taşın üzerindeki yosunları tüketiyorlar. Yemleme
zamanında onlar da akvaryumun ön tarafına geliyor ve tabana düşen
yemleri çabucak tüketiyorlar. Bir anda boy atmalarını bu akvaryumda
bol bitkisel besin bulunmasına, kaliteli yemlere ve iyi filtrasyona
bağlıyoruz çünkü eski bulundukları akvaryumda yaklaşık 6 ay
durmalarına rağmen satın alındıkları boyu çok geçmemişlerdi.
Ve rasboralar... Yem almakta biraz utangaçlar; genelde aşağıya inen
yemleri bekliyorlar, bazen de yüzeye zıplama hareketi gibi bir
sıçrayışla çıkıp yem alıp orta yerlerine geri dönüyorlar. Kocaman
açılabilen ağızlarıyla yakalayabildikleri lepistes yavrularını da
yiyorlar. Yavru ağzı ve patlıcan moru olan renkleri yeşil bitkilerle
birlikte güzel bir ahenk oluşturuyor. Bakımları kolay, dayanıklı ve
barışçı bir tür.
|
|
İki çift yetişkin melek için biraz daha geniş, örneğin 130x50x50
ölçülerinde bir akvaryum daha iyi olabilirdi, daha fazla yüzme
alanları olurdu. Şimdiki halde biraz bitkiler arasında sıkışmış gibi
duruyorlar. Ama en azından durumlarından memnun gözüküyorlar ve
normal bölge sahiplenme ve üreme davranışlarını sergileyebiliyorlar.
Ayrıca bürodaki duvar dibine daha büyük bir akvaryum sığmıyordu, ne
yapalım şimdilik bu kadarıyla yetineceğiz.
Akvaryumu kuralı tam altı ay geçti. Bugüne kadar hiç bir ilacı bu
akvaryumda kullanmadık; hiç bir balığı da tedavi amacıyla karantina
akvaryumuna almadık. Bilyap AŞ'nin büro
çalışanları da bir akvaryumun pespaye olmak zorunda olmadığını
anlayarak kafalarındaki eski akvaryum resmini radikal olarak
değiştirdiler. Akvaryumun bize verdiği pozitif enerjinin sürekliliğini
korumak için üzerinde gösterdiğimiz ilgiye devam edeceğiz.
|
Resim 12:
15 günlük bakımından sonraki akvaryumun durumu.
Su değişimden önce gürleşen bitkiler budandı ve ön filtre temizlendi.
|
|